BÖLÜM 15
- Ecem Pekcay
- Feb 4
- 2 min read

Tahkim (Arbitration)
Amirallik mahkemeleri (denizcilik mahkemeleri) ve genel olarak mahkemeler, anlaşmazlık çözmede hep aşırı yavaş olmuştur. Çoğu ülkede avukatlar saatlik çalışır (müvekkillerin çoğu da “fazla alıyorlar” der 😅) ve işin hızlı bitmesi bazen onların çok da işine gelmez. Tahkim ilk çıktığında amaç aslında netti: mahkemeyi ve avukatları aradan çıkarıp taraflar arasındaki anlaşmazlığı daha hızlı ve mahkemeye göre daha uygun maliyetle çözmek. Ama maalesef zamanla tahkim işi de avukatların domine ettiği bir hale gelmiş.
Tahkimde karar veren kişi hakem (arbitrator) olur. Hakemin temel şartı tarafsız olması ve olaya nötr bir gözle bakmasıdır. Tahkim, hukuk tarafından desteklenir: kanunlar tahkimin kurallarını yazar ve hakeme birçok açıdan hakim gibi yetkiler verir. Hakem, kusurun/hatânın kimde olduğuna ve masrafların nasıl paylaştırılacağına dair takdir yetkisini kullanabilir. Denizcilikteki sözleşmelerin çoğunda, özellikle çarter sözleşmeleri (charter-parties) ve konşimentolar (bills of lading), “tahkim maddesi” bulunur. Bu madde, doğabilecek talep veya anlaşmazlıkların tahkime götürüleceğini söyler ve hangi tahkim yönteminin uygulanacağını da belirtir.
Tahkimde en yaygın üç yöntem şunlardır: Birincisi, tek bir hakem atanır; hakem, çoğunlukla belgelere (dokümanlara) bakarak karar verir ama isterse tanık çağırma yetkisine de sahiptir. İkincisi, anlaşmazlıktaki her taraf kendi hakemini atar; eğer bu iki hakem anlaşamazsa bir umpire (üst hakem/karar verici) atanır. Umpire dosyayı ve tanıkları yeniden değerlendirir ve verdiği karar iki taraf için de bağlayıcıdır. Umpire normalde ilk hakemlerin tuttuğu notlara bakarak karar vermez; ama ticari tahkimde sıkça şu olur: Her hakem kendi tarafının argümanını (case) ortaya koyar. Üçüncü yöntemde ise yine her taraf birer hakem atar ve bu iki hakem daha en başta umpire’ı birlikte seçer; sonra bu üç kişi anlaşmazlığı değerlendirir ve tanıkların sunduğu delilleri dinler.
Taraflar tahkime gitmeyi kabul ettiyse, hakemin kararına uymak zorundadır. Eğer taraflardan biri işi mahkemeye taşımaya kalkarsa, diğer taraf mahkemeden bu davanın durdurulmasını (stay of proceedings) isteyebilir. Hakemin kararı, Amirallik mahkemesi kararı kadar bağlayıcı ve uygulanabilir sayılır. Taraflardan biri kararı kabul etmezse hakem, kararın uygulanması için mahkemeye başvurup kararını destekletebilir.



Comments